Hukukta yazı tipi tercihi

Yazan : Yusuf Yemez | 2 Ocak 2021


Bir avukat olarak dilekçedeki yazı tipi tercihiniz, muhatabınız karşısındaki duruşunuzu yansıtır. Comic Sans ile yazılmış bir dilekçeyi mahkemeye sunarsanız, hâkim size duruşma salonuna tişörtle gelmişsiniz gibi davranır. Bu cümleler, Amerika’daki tipografi tutkunu hukukçuların bakış açısını yansıtmakta.

Türkiye’de ise görsel iletişimde henüz Amerika kadar mesafe alamadığımızdan mı, yoksa toplumun estetik algısının zayıflığından mı bilinmez; fantastik yazı tipleri dışında, çoğu kimsenin tipografi konusunda ihtimam göstermediğini gözlemliyorum. Yalnızca yazmakla kalmayıp adeta bir yayıncı gibi hareket eden hukukçuların, tipografiye ve özellikle yazı tipi tercihlerine önem vermesi gerekiyor. Yazımda tam olarak bunu incelemeyi amaçlıyorum; hukukta yazı tipi tercihi.

Bu yazı ilk olarak Lexpera Blog’da yayınlanmıştır.

Hukuk’ta tipografi neden önemli?

Daktilolarda ve kimi zaman arzuhalciler aracılığıyla sokak aralarında yazılan tek tip dilekçelerin üzerinden çok zaman geçti. Hukukta tek tip mesaj iletmek, her şeyden önce hukukçuların kullandığı kelime işlemci yazılımların (Word, Pages gibi) çeşitliği nedeniyle artık mümkün değil. Zira, her bir yazılımın da kendine özgü tipografik standartları bulunmakta.

Bugün, kurumsal kimlik tasarımlarıyla hukuk büroları ve hukukçuların, yayıncı kimlikleri de ön plana çıkıyor. Çünkü hukukçular artık yalnızca yazmıyor, yazdıklarını düzenliyor, gözden geçiriyor, yeniden yazıyor, biçimlendiriyor, tasarlatıyor ve dosyalıyor. Hâl böyle olunca tipografi, yayıncılar gibi hukukçular açısından da önemli hâle gelmiştir.

“Bugünün hukuk ofislerinde kullanılan yazılım ve donanımlarla bir profesyonel baskı şirketiyle rekabet edecek düzeyde dokümanlar üretilebilir. Neden teknolojinin avantajını kullanmıyoruz?” — Matthew Butterick

Ham madde ile katma değerli ürün arasındaki ilişkide olduğu gibi, hukukçuların da bilgiyi çıplak bir şekilde sunmak yerine, onu hem içerik hem de üslup açısından zenginleştirerek iyi bir şekilde paketlemeleri gerekmekte. Dokümanı iyi bir şekilde paketlemek için önemli yardımcı araçlardan birisi de tipografi.

“…dilekçenin dış görünüş itibariyle kendi şanına layık olmasına dikkat etmesi gerekir. Resmi mercie yazılan bir yazının düzgün daktiloda, iyi bir kâğıda, imlâ hatası olmaksızın, tertipli ve düzenli bir tarzda yazılmış, kullandığı kağıtların başlıklı olmasına, mutlaka yazıldığı günün tarihini taşımasına … özen göstermesi yerinde olur. ” — Ernst E. Hirsch

Tipografi ve yazı tipi tercihi

Forma uygun yazım anlamına gelen tipografi kelimesi, typos ve graphia kelimelerinin birleşmesinden doğmuştur. Tipografiyi kimileri ise, kısa yoldan “metnin görsel ifadesi” olarak tanımlamaktadır. Metnin görsel ifadesini etkileyen ve dolayısıyla tipografi kapsamında yer alan unsurlar, şunlardır: yazı tipi, karakter büyüklüğü, satır aralığı, satır uzunluğu, yazı vurgusu (kalın, italik, altı çizili), paragraf hizalaması, sayfa içi konum… Tipografik bütünlüğün sağlanması, unsurların tamamı açısından bir ahenkle mümkün olmakla birlikte, yazı tipi tercihi tipografinin en önemli unsurlarından birisini oluşturmaktadır. Çünkü yazı tipleri, metnin görsel gösteriminin ötesinde alıcıya psikolojik bir mesaj da iletmektedir. Font seçiminin ardındaki psikolojik unsurlar başlığıyla hazırlanan bir bilgi grafiğe göre örneğin Times New Roman gelenekçi yapıyı, Century Gothic şıklık ve modaya uygunluğu, Helvetica Bold istikrârı, Franklin Gothic ise objektifliği ön plana çıkarır.


Başarının teknolojideki klasik isimlerinden Steve Jobs’un, tipografinin kitleselleşmesinde önemli bir rolü bulunmaktadır. Jobs, üniversiteyi yarıda kestikten sonra, sokaklarda gördüğü afişlerin tasarımlarından etkilenince kaligrafi dersleri almaya başlamıştır. Şu cümlelerle anlatır o günleri: “Serif ve sans serif, yani tırnaklı ve tırnaksız yazı karakterlerini öğrendim, farklı harf bileşimleri arasında farklı espaslar olduğunu, iyi tipografiyi neyin iyi yaptığını öğrendim. Bütün bunlarda (…) bilimin anlayamayacağı kadar sanatsal bir incelik vardı. Bundan çok etkilendim”. Jobs, çok etkilendiği bu derslerden öğrendiklerini, 10 yıl sonra ürettiği teknolojiye dâhil etmeyi de başarmıştır. Rekabetin donanım güçleri üzerinden sürdürüldüğü bir dönemde, ilk Macintosh’a Times New Roman ve Helvetica gibi her bilgisayarda olanlardan başka, çok çeşitli yazı tipleri yüklenir. Böylelikle, öncesinde salt basım ve yayın sektörünün uhdesinde olan yazı tipleri, bir dosya olarak bilgisayarlarda yer almaya başlar ve kitleselleşir.

Yazı tiplerine ilişkin temel ayrım; tırnaklı ve tırnaksız yazı tipleri

Bugün itibariyle bilgisayar kullanıcılarının rahatlıkla eriştiği yazı tiplerindeki temel ayrımı tırnaklı (serif) ve tırnaksız (sans-serif) yazı tipleri oluşturmakta. Bu ayrım, karakterlerin bitiş noktalarında bir tırnağın yer alıp almamasına dayanmakta. Örneğin Times New Roman tipik bir tırnaklı yazı tipi iken, İsviçre’de doğan Helvetica ise tırnaksız bir yazı tipi.



Resmi yazışmalar için kural: Times New Roman veya Arial

1932 yılında üretilen Times New Roman ve 1982 yılında üretilen Arial, dünyanın en çok kullandığı yazıyüzleri arasında yer alır. Bu yazı tiplerinin Türk Hukuku açısından bir başka önemi daha var. Resmi Yazışmalarda Uygulanacak Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in 6. maddesine göre tüm resmi yazışmalarda 12 punto Times New Roman ya da 11 punto Arial kullanılması, yaptırımı olmasa da hukuki bir zorunluluk. Nitekim ilk derece mahkemesinin 8 puntoyla yazdığı bir kararı da Yargıtay tarafından anlaşılırlığa doğrudan tesirde bulunduğu gerekçesiyle eleştirilmişti (Yargıtay 12 HD. 2013/15541 E. 2013/23273 K.).

ABD Yüksek Mahkemesi’nde ise Türkiye’nin aksine Times New Roman kullanımı yasaklanmış durumda. ABD Yüksek Mahkemesi Kuralları, m. 33/I-b hükmü uyarınca yüksek mahkemenin bütün kararlarında Century yazı tipi kullanılmak zorunda.

Hukukta doğru yazı tipini seçmek

Resmi yazışmaların sınırlarından çıktığımızda, tipografi ve yazı tipleriyle en haşir neşir olması gereken meslek grubu avukatlar belki de. Zirâ, hukukta bu tip konularda en çok serbestiye sahip olanlar da onlar. Potansiyel müvekkillerinden, danışmanlık sunduğu şirketlere kadar muhataplarının çeşitliliği de bir hayli fazla avukatların. Bu serbestiyet ve muhatap çeşitliliği karşısında, doğru yazı tipini seçmek son derece önemli.

Konuya ilişkin meşhur “Hukukçular için Tipografi” (Typography for Lawyers) başlıklı kitapta, hukukta tipografiye ve yazı tipi tercihleri meselesi ele alınmış. Yazarı Matthew Butterick, Önce Harvard’da görsel sanatlar, sonrasında ise Kaliforniya Üniversitesinde hukuk eğitimini tamamlamış. Türkiye’de maalesef hiçbir hukuk fakültesi kütüphanesinde bulunmayan bu kitabın alt başlığında kullanılan “gösterişli ve ikna edici belgeler için gerekli araçlar” ifadesi de hukukçuların ikna için tipografik araçlardan yararlanabileceğini ortaya koymakta. Bu araçları bir blog yazısına sıkıştırmak mümkün değil tabi; ama hukukçuların yazı tipi tercihlerinde nelere dikkat etmesi gerektiğine kısaca değinebiliriz.

Hitap edilen kitleye ve mesajın içeriğine uygun bir font seçimi

Doğum günü posteri için eğlenceli bir yazı tipi, akademik bir konferans içinse ciddi ve güçlü bir yazı tipi kullanması gerektiği öğütlenir grafik tasarımcılara. Bu öneri, yukarıda ifade ettiğimiz gibi artık birer yayıncı hâline gelen hukukçular için de geçerli olmalıdır. Yani hukukçular da hitap ettikleri kitleye ve iletilmek istenen mesajın içeriğine uygun bir yazı tipi tercihinde bulunmalılar.

Şahsi tecrübelerimden hareketle, tırnaklı yazı tiplerinin dilekçeler ve toplantı tutanakları gibi klasik mesaj iletme platformlarında ve muhteva olarak klasikleşmeye yüz tutmuş ceza hukuku, borçlar hukuku ve ticaret hukuku gibi alanlarda kullanılmasının daha uygun olduğunu düşünüyorum. Buna karşılık bilgi notları gibi daha yeni mesaj iletme platformlarıyla bilişim ve teknoloji hukuku, sivil havacılık hukuku ve fikri mülkiyet hukuku gibi yeni hukuk dallarında ise geleneksel imaj çizen tırnaklı yazı tipleri tercih edilmemeli. Böylesine dinamik alanlarda ihdas edilen metinlerin, 1930’larda üretilmiş tırnaklı bir yazı tipiyle görücüye çıkması, bana göre içerik ve biçimin çatışmasına neden olur.